Kıbrıs Rum tarafına adeta bir konfor alanı yaratarak çözümsüzlüğü pekiştiren mevcut statükodan sorumlu olduğu hatırlatılan açıklama, şöyle devam etti:

“Kapalı Maraş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içerisinde olup, devletimizin tam egemenliği altındadır. Bu bağlamda, Kapalı Maraş açılımının, uluslararası hukuk ve AB’nin de taraf olmaya çalıştığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi tahtında güvence altına alınan mülkiyet haklarını gözetecek şekilde kurgulandığını yeniden hatırlatmakta fayda görülmektedir. Bu itibarla, Avrupa Birliğini Kıbrıslı Rumların mülkiyet taleplerine ilişkin başvuruları incelemek üzere kurulan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından etkin bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmesinden yıllar öncesine dayanan, bir diğer değişle kadük olmuş BM Güvenlik Konseyi kararlarına atıf yapmaktan vazgeçmeye davet ederiz. Bu vesileyle, AB’nin ve kurumlarının Kıbrıs meselesine müdahil olmasına asla rıza göstermeyeceğimizi bir kez daha vurgulamakta fayda görmekteyiz. Sonuç olarak, Avrupa Birliği ve kurumlarının Türkiye’yi hedef almak yerine, sorunun temel kaynağı olan GKRY’yi, Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü tanıma hususunda cesaretlendirmesini beklediğimizi hatırlatırız.”